Sağlıklı Yatış Şekilleri

İspanyol seksologlar, somnoloji uzmanları ile birlikte yaptıkları çalışmalar sonucunda, cinsel işlev bozukluklarının yaklaşık dörtte birinin, gece yatış pozisyonları ile ilişkili olduğunu ifade etmektedirler.
Her insanın kendine özgü, sevdiği bir yatış pozisyonu vardır. Kimi sırtüstü yatmayı sever, kimi yüzüstü, kimi de yan yatar. Söz konusu araştırma 3600 kişi üzerinde yapılmıştır. Araştırmaya katılanların % 70’inin yan, % 20’sinin yüzüstü ve sadece % 10’unun sırtüstü yattığı belirlenmiştir. Yüzüstü yatmanın, erkeğin cinsel gücü ve kadının cinsel cazibesi açısından zararlı olduğu ifade edilmektedir. Neden?
Çünkü yüzüstü yatıldığı zaman, mideye, mesaneye ve diğer bir çok iç organa baskı uygulanmış olmaktadır. Bunun sonucunda, cinsel organlara kan akışını sağlayan, küçük arterler daralmaktadır. Okumaya devam et “Sağlıklı Yatış Şekilleri”

Doğru Eş Seçimi

doğru eş seçimi

Doğru eş seçimi: Diyelim bir davet vereceksin ve davette ikram etmek üzere meyve almak için pazara gittin. Elma alacaksın ve tezgâha yaklaştın, elmaları seçebilir miyim diye sordun. Satıcı yaşadığımız dünya gibi “hayır seçemezsin ne çıkarsa bahtına” diye cevap verdi. Yapabileceğimiz şey nedir? Başka birkaç tezgâhla daha karşılaştırmak için diğer tezgâhlara da bakarız. Baktık hepsi birbirine benziyor ya da içlerinden bize en iyi geleni seçtik. Ama satıcıların hepsi diyor ki: “ Hayır seçemezsin”. Tabi biz bu cevaptan hoşlanmadık çünkü aldığımız elmalardan kurtlu olanlar çıkabilir diye korkuyoruz. Burada yapabileceğimiz ne var bir bakalım. Örneğin satıcıyla pazarlık yapabiliriz, ben çok elma alacağım seçmeme izin ver diye. Bunu ilişkilerimize uyarlayacak olursak terk edilmekten korkan ve sağlıklı yanımızla şöyle bir konuşma gerçekleştirebiliriz: “Ben ilişki tercihlerimde çok problem yaşıyorum. Doğru kişiyi seçebilmem, elektrik aldığım kişilerin benim için doğru elektrik kaynakları olup olmadığını bilebilmem için bazı şeyleri test etmem lazım.” Örneğin Terkedilmeci yanının argümanlarını güçlendirecek, ona sıcak gelen birisiyse karşındaki kişi demek ki doğru elektrik kaynağı değil o. O kişiden içinden gelmese bile uzaklaş. Okumaya devam et “Doğru Eş Seçimi”

Kendime Uygun Bir Eş Nasıl Bulabilirim?

kendime uygun bir eş nasıl bulabilirim?

Şema Terapinin Öyküsü: Bir vak’a özeti

(Bu yazı, ingilizce bir haber sitesinin şema terapi hakkındaki haberinden tercüme edilmiştir. Örnek vakadaki isimler bizim tarafımızdan Türkçeleştirilmiştir.)

Sinirlerinizi yerinden hoplatan bir eşi nerden buldunuz?
Kısa bir süre önce J. Young krizdeki bir çiftle tanıştı. Kadının adı Şebnem olsun, erkek arkadaşını, adı Tayfun olsun, zalimce eleştirilerine maruz bırakıyordu. Şebnem Tayfun’un dişlerinin çirkin olduğunu düşünüyordu ve dişlerini beyazlatmasını istiyordu. Ayrıca vücudunun çok tüylü olduğunu ve düzenli olarak traş olmadığından şikayet ediyordu. Randevulaştıklarında Tayfun Şebnem’i zamanında gidip almadığında (bir kaç dakika geç kaldığında ) Şebnem öfkeden köpürüyordu. Üstelik Tayfun tam 1 saatlik mesafede oturmasına ve trafiğin çok yoğun olmasına rağmen. Şebnem saldırılarına devam ederken Dr. Young, Tayfun’un da Şebnemle aynı fikirde olduğunu fark etti. Tayfun kendisinin korkunç derecede hatalı olduğuna inanıyordu ve Şebnem’in kendisine kızmasında da haklı olduğunu düşünüyordu. Dr. Young şuna karar verdi; Şebnem Tayfun’u seviyordu ve onu kaybetmekten korkuyordu. Okumaya devam et “Kendime Uygun Bir Eş Nasıl Bulabilirim?”

Aldatma

Sevgili takipçimiz, eğer eşinizi, partnerinizi aldatma veya eşiniz, partneriniz tarafından aldatılma gibi bir nedenle sitemizi ziyaret ediyorsanız  sizi aldatma konusunda yaptığımız bir araştırmaya davet ediyoruz. Araştırma kapsamında internet üzerinden online olarak görüşme yapılacak olup, görüşme sırasında ilgili yaşantınızla ilgili sorularınızı uzmana sorma imkanınız olacaktır. Araştırma sayesinde hem bilimsel bir çalışmaya katkıda bulunmuş olacaksınız, hem de merak ettiğiniz sorulara uzmanla birlikte cevap aramış olacaksınız. Okumaya devam et “Aldatma”

Zeka Testi Yaptırılmalı Mı?

zeka testi

Günümüzde ebeveynler çocuklarının sağlık durumlarında karşılaştıkları bazı problemlerin teşhis ve çözümü amacıyla değil ve fakat onların ne kadar “zeki” olduklarını öğrenmek, çevrelerine bunu ilan etmek vb. çocuğun pedagojik gelişimine yardım etmeyecek nedenlerle bu testleri yaptırmak istemektedir. Bu tablo psikolojik danışmanlık merkezlerinin yaygınlaşmasıyla daha belirgin hale gelmiş ve özellikle zeka testi uygulanması taleplerinde artış görülmüştür. Eskiden çocuğu tıp veya hukuk kazanan ebeveynler, çocuklarının ne kadar başarılı olduklarını birbirlerine anlatarak akademik başarılarıyla çocuklarını yarıştırmaktayken; bugün aynı rekabet çocuklarının zekaları üzerinden yürütülmektedir. Okumaya devam et “Zeka Testi Yaptırılmalı Mı?”

Sevgilimle Çok Sık Kavga Ediyoruz

çok sık kavga ediyoruz

Sevgilimle çok sık kavga ediyoruz cümlesi size de tanıdık geliyor mu? Muhabbetle geçirmek istediğiniz anlarınız, fındık kabuğunu doldurmayacak ve nerden çıktığını anlamadığınız sebepler yüzünden tartışmalar ve kavgalarla mı bitiyor? Bu tartışmalarınız genelde kısa ya da uzun süreli küskünlükler ve ayrılıklarla mı sonuçlanıyor?

Yukarıdaki durum eğer ilişki durumunuzu tarif ediyorsa, ilişkinizle ilgili psikolojik yardım almak sizin için bir çözüm yolu olabilir. Birçok ilişki çatışma ve nerden çıktığı belli olmayan (!) kavgalarla ağır yaralar alabilmekte ve çiftlerin ilişkilerinden duydukları tatmin düzeyi düşmektedir. Okumaya devam et “Sevgilimle Çok Sık Kavga Ediyoruz”

Evlilik Sorunlarıma Nasıl Çözüm Bulabilirim?

iyi bir psikolog

“Evlilik sorunlarıma nasıl çözüm bulabilirim?” sorusuna cevap arayan belki milyonlarca insan var. Yaşadığımız ilişkilerde zaman zaman ters giden ve o ilişkilerden doyum almamızı engelleyen durumlar ortaya çıktığında psikoterapi en uygun çözüm yollarından birisi olarak çıkar karşımıza. Ancak psikoterapi (konumuz bağlamında evlilik terapisi) sürecine girmeden önce bize yardımcı olabilecek bir evlilik terapisti bulmak gerekmektedir. Burada en önemli soru şudur: Okumaya devam et “Evlilik Sorunlarıma Nasıl Çözüm Bulabilirim?”

Çocuklarda Alt Islatma

alt ıslatmaAlt ıslatma problemi sık karşılaşılan yaygın bir problemdir. Ebeveynlerin başetmekte zorluk çektikleri, şifalı otlardan, doktorlara ve çocuk psikologlarına kadar çalınmadık kapı bırakmayan sıkıntılı bir durumdur. Çocuk açısından bakıldığında ise nasıl bir psikososyal arka planı olursa olsun, ebeveynlerin aşırı tepkileri sonucunda çocukların rencide olmaları, özgüvenlerinin yıkılması, kusurluluk inançlarının yerleşmesi gibi olumsuz yaşantılarla karşılaşırız. Okumaya devam et “Çocuklarda Alt Islatma”

Birinci Sınıfa Başlayan Çocuklar

birinci sınıfın zorlukları

Çocuğunuz birinci sınıfa başladıysa gerçek kendinizle tanışmaya, arızalı yönlerinizle yüzleşmeye başlamışsınız demektir. Öfke kontrolü, sabır, başka izah yolları bulabilme, karamsarlık vb hususlarda ne kadar mahir olduğunuzu yakından görecek ve hissedeceksiniz. Formalar, çantalar, cicili bicili kalemler, suluklar, beslenme çantaları, ilk gün telaşı ve heyecanı çok geçmeden, en iyi ihtimalle 2 hafta, en geç 1 ay sonra yerini “ oğlum çizgileri taşırmayacaksın”, “kızım kalemi şöyle tut diyorum” lara dönecek. Okumaya devam et “Birinci Sınıfa Başlayan Çocuklar”

Psikolojik Rahatsızlıklar Neden Arttı?

depresyonPsikolojik rahatsızlıklar günümüzde neden bu kadar arttı? Ekim 2014 tarihinde Psikolog İrina Medvedeva ile (1) yapılan röportaj (2), toplumsal olarak bizim de muzdarip olduğumuz bazı hususları dile getirmesi bakımından okumaya değer diye düşünüp “iliskiterapisi.com” takipçileri için birkaç bölümünü tercüme edip kendi görüşlerimle birlikte yazmaya çalıştım. Umarım aktardığım düşünceler doğru anlaşılır ve ortaya güzel bir yazı çıkar.

Yapılan röportajda İrina Medvedeva psikolojik rahatsızlıkların artışını, Rus Ortodoks kültürünün değersizleştirilmesine bağlıyor. Jung’un kolektif bilinçdışı kavramına da değinen yazar, uyum bozucu davranışların kuşaklar arasında tekrar edildiğini, bir önceki kuşakta çiğnenen bir kültürel normun sonraki kuşaktaki kişiyi de etkileyebildiğinden bahsediyor. Tabi ki tam tersinin de mümkün olduğunu, yani ailelerin çocuklarını Rus Ortodoks kültürüne göre yetiştirmeye yönelmelerinin de sonraki kuşakta olumlu olarak kendini göstereceğini ifade ediyor. Okumaya devam et “Psikolojik Rahatsızlıklar Neden Arttı?”

Küçüklüğüme Mektup

küçüklüğüme mektup

Bir danışanımın kendi küçüklüğüne yazdığı mektubu (kendisinin izni ile) yayınlıyorum. Gerçekten küçük haline sözleri ile dokunabilmiş ve hislerini ona iletmiş:

Keşke senin yaşlarına dönebilsem şimdi. Yani henüz hatalar silsilesine başlamadığın, annenin azarlarına maruz kalmadığın, hayatın tadını çıkarabildiğin, kendini henüz başarısız, değersiz hissetmediğin yaşlara… sanırım şimdi 6-7 yaşlardasındır. Bir an yazıp sildim. Önce 8 diyecektim, 9, sonra yok yok dedim, o yaşlarda başlamıştı yediğin azarlar. 6 veya 7 yaşlarındır herhalde en kendine güvendiğin yıllar. Ondan sonra başlayacaksın artık kendi içinde yaşamaya, önce ailene sonra insanlara kızmaya, hatalarını aramaya. Okumaya devam et “Küçüklüğüme Mektup”