Çocuklarda Çalma(!) Davranışı

Bu yazıda çocuklarda görülen gizlice alma davranışı konu edilmektedir .

gizlice alıyor

“Çalmak” kelimesini kullanmak burada iki açıdan uygun değildir; birincisi çocuk kavramı henüz hukuki olarak cezai ehliyete sahip olmamayı ifade ettiğinden bu kelimeyi kullanmak lüzumsuzdur, ikincisi de sosyo-psikolojik açıdan çocukta görülen bu davranışın asıl amacının çalmak olmamasıdır. Buradaki asıl amaç yazının içerisinde açıklanmaktadır.

Çocuk bir şeyi gizlice aldığında içindeki bir boşluğu dolduruyor demektir. Çocuk bu davranışı ile bir kazanç peşindedir. Bu kazanç psikolojik ya da sosyal bir kazançtır. Psikolojik ve sosyal kazanç ifadesini biraz daha açarsak takdir toplama, beğenilme, ilgi görme ve belki en önemlisi kabul edilme beklentisi ile karşılaşırız. Gizlice alma davranışında saklı olan sosyal veya psikolojik bir kazanç elde etme amacının en büyük kanıtı, çocukta gizlice aldığı maddi şeyi başka çocuklarla paylaşma, para ise o para ile satın alınan şeyin çevresindeki diğer çocuklarla bölüşülmesi davranışının görülmesidir. Çocuk bunu açık açık ifade edebilir. Özetle çocuğun bunu yapmadaki bütün kurgusu takdir toplama, ilgi görme ve (öncelikli olarak anne-baba tarafından) sevilme üzerinedir. Kimsenin haberinin olmadığı, herkesten gizli bir gizlice alma davranışı çocukta pek görülmez.

Aile ile çalışılırken aileye şu vurgunun muhakkak yapılması gerekmektedir: Çocuk yaptığı şeyden dolayı herhangi bir suçluluk hissetmez. Çünkü çocuk gizli olarak bir şeyi aldığında ve daha sonrasında takdir toplamak için o aldıklarını paylaştığında iki süreci konuşuyoruz demektir. Yani:

  1. Gizlice alma davranışının olduğu süreç,
  2. Aldıktan sonraki dağıtma, paylaşma süreci.

Yetişkinler, ebeveynler ilk sürece odaklanırken, yani gizlice alma davranışını dikkate alırken, çocuk kendi iç dünyasında ikinci sürece, yani paylaşma davranışına odaklanmaktadır. Yani çocuğun odak noktası faklı olduğu için yaptığı şeyi normal olarak kabul edebilir. Çocuğun takdir toplamak için seçtiği bu davranış sağlıklı olan davranışla değiştirilmediği sürece bu davranışın aynen ya da kılık değiştirerek mesela aşırı yalan söyleme şeklinde yetişkinken de devam etmesi muhtemeldir. Aile ortamında aşırı hakaret, eleştirme, ilgisiz davranma, fiziksel veya duygusal istismar ortamı varsa, çocuk korku ve baskı ortamında yetişiyorsa bu davranışların ortaya çıkması ve devam etmesi kaçınılmazdır.

İzinsiz alma davranışının çoğu zaman ailenin ekonomik durumunun kötü olması ile bir ilgisi yoktur. Maddi açıdan hiçbir sıkıntı çekmeyen çocuklarda da bu davranışın görülmesi ile ilgili yapılmış onlarca bilimsel çalışma vardır. Bu çalışmaların ortaya koyduğu gerçek, çocukların ebeveynlerinden alamadıkları sevgiyi, onlardan gizlice aldıkları maddi şeylerle doyurmaya çalışması gerçeğidir. Bazı durumlarda çocuk sadece gizlice alır ama diğerleri ile bunu paylaşmaz. Ama aldığı şey bazen para da olmaz, sadece mutfaktan gizlice bir şeker de alabilir. Bu nedenle şöyle söyleyebiliriz, bazı durumlarda çocuklar, gizlice aldıkları şeyleri başka çocuklarla paylaşarak onlar tarafından sadece sevilmek değil aynı zamanda saygı da görmek ister. Yani sosyal bir statü kazanmayı arzular. Evde beceriksiz, tembel vb olarak eleştirilen çocuk bu davranışı ile başka bir ortamda saygınlık kazanmaya çalışır. Bu yeni statüsünü ailesi ile paylaşmaktan da geri durmaz. Örneğin arkadaşının parasını önce gizlice alıp, sonra o parayı bulmuş gibi yaparak öğretmenlerinin gözünde dürüstlüğü ile saygınlık kazanan bir çocuk, bu davranışı ile aynı zamanda anne babasının gözünde de saygınlık kazanıyor demektir. Böylelikle çocuk evde direk göremediği saygınlığı elde edebilmek için koşulları kendi oluşturma yoluna gitmeyi öğrenmektedir.

Gizlice alarak anne babasından alamadığı sevgiyi telafi etmeye çalışan çocuk, bu davranışını bir kalıp, şema haline getirerek yetişkin olduğunda da aynı şekilde ya da farklı kılıklarda bu davranışının devam etmesine neden olur. Yetişkin olarak kendini manevi yönden tatmin edemeyen veya etrafındaki insanlardan sevgi ve saygı görme anlamında direk beslenemeyen modern insanın başvurduğu ilk yöntem alışveriş yaparak kendini doyurmaya çalışmak ve aldığı pahalı ve teknolojik şeylerle saygınlık kazanmaya çalışmaktır. Alışveriş çılgınlığı ile kendilerini doyurmaya çalışan ebeveynlerin çocuklarına sevgilerini koşulsuz verebilmeleri için yeterli psikolojik donanıma sahip olup olmadıkları sorusu üzerinde çalışılmalıdır.

Bir Cevap Yazın