Çocuk Eğitimi Nasıl Olmalı?

İNSAN OLACAK BEBEK: Bebeğin Eğitiminde İlk Yıl

Çocuk eğitimi nasıl olmalı? Bu makaleye başlamak düşündüğümden daha güç oldu. Ama nihayet çocuk eğitimi konusunda, bir şeyler yazmak amacıyla oturmuş bulunuyorum. Oturmuş olmam işimi kolaylaştırıyor, çünkü oturmam yazmamı kolaylaştırıyor; oysa düşünmek isteseydim işim zorlaşırdı, o zaman yürümek, dolaşmak isterdim. Uğraştığım konu zor bir konu. Çünkü uğraşıma konu olan şey insan teki. Dünyayı çekip çevirecek, imar edecek insanın nasıl eğitilmesi ile ilgili kelimeler sarf edecek olmam işimi çok zorlaştırıyor. Hakikati işaret etmiş olmak ümidi ile başlıyorum…

Günümüzde çocuk eğitiminin sınırları, doğum öncesi döneme kadar genişletilmiş durumdadır. Annenin günlük yaşantısındaki duygu değişimlerinin çocuğu etkilediği; stres, öfke gibi ruhsal faktörlerin bebek üzerinde güçlü etkilere sahip oldukları savunulmaktadır. Öyle ki henüz doğmamış olan bebekle doğrudan bir ilişkisi olmayan babanın bebekle konuşmasının, bebeği olumlu yönde etkilediği görüşleri ileri sürülmektedir. Biz doğum öncesi dönemi şimdilik konu dışı bırakacağız ve bebeğin doğduğu andan sonraki eğitimi söz konusu yapacağız. Bu konuyu tartışırken Filozof Bertrand Russell’ın “Eğitim Üzerine” isimli kitabının ana çerçevesi üzerinden gideceğiz.

İLK YIL

Çocuk eğitimi nasıl olmalı?
Bebeğin eğitiminde karşımıza çıkan en önemli dönemlerden biridir ilk yıl. Bebeğin kişilik eğitiminin başladığı, kişilik yapısının ana çerçevesinin oluşturulmaya başlandığı dönemdir. Bedensel ve zihinsel gelişiminin çok hızlı ve başat olduğu bu dönem, çocuğa ileriki yıllarda kazandırılmak istenen değerlerin ve becerilerin yönünü belirleyecek, söz konusu edinimleri kazanmasının şeklini tayin edecek bir hazırlık evresidir. İlk yılı verimli geçen bir bebek, ilk çocukluk yıllarındaki gelişimini ( ruhsal )daha verimli bir şekilde geçirecektir.
Bebeğin ilk yılında anne-babanın sahip olması gereken en önemli kavramlardan iki tanesi “sevgi ve bilgidir”. Sevgi, çocuğun sağlıklı bir şekilde büyümesinin en temel kaynaklarından bir tanesidir. Özellikle doğduktan sonraki ilk bir iki haftanın sonrasında, anne-bebek-baba arasındaki sevgi bağı gelişmenin en temel dinamiklerinden bir tanesi haline gelir. Denilebilir ki bebeğin hayatında fizyolojik ihtiyaçları kadar büyük önem taşır. Bilgi ise bu gelişmenin yönünü, boyutunu ve hatta hızını belirleyecek bir etmendir. Ebeveynin çocuk eğitimi konusunda sahip oldukları bilgi ( bu bilgiye bilimsel bilginin yanı sıra tecrübî bilgi de dâhildir ) bebeğin zihinsel ve bedensel gelişimini olumlu yönde etkileyebileceği gibi olumsuz yönde de etkileyebilir. Öyle ki çocuğa sunulan uyarıcı çeşitliliği zihinsel gelişimde büyük önem taşır. Değişik cinsten ve türden oyuncak veya ortamla karşı karşıya getirilen bebek, bu ortamdan yoksun olan bebeğe göre daha şanslı olacaktır. Toprak, su, odun, kum gibi doğal ortamların yanı sıra, farklı özelliklere sahip oyuncakların varlığı zihinsel gelişimin ve buna bağlı olarak da dil gelişiminin en büyük destekleyicisidirler. Kısacası sevgi ve bilgi çocuğu büyüten,olgunlaştıran çok önemli iki etmendir.
Bebeğe sevginin sunulma şekli önemlidir. Sorun yaşayan çocuklara bakıldığında, sevginin sunulması anlamında olumsuz iki tutumla karşılaşılmaktadır. Birincisi aşırı sevgi ikincisi ise yetersiz sevgidir. Aşırı sevgiye boğulan çocuk, sorumluluk almakta zorlanacak, sosyal ortama uyum sorunu yaşayacaktır. Yetersiz sevgi ile büyüyen çocuk ise kendisine ve çevresine güven duyamayacak, yeteneklerini ve becerilerini rahatça ortaya koyamayacaktır. Bu iki olumsuz tutum arasındaki “destekleyici, dengeli” tutuma sahip olmak önemlidir. Anne baba kendi tutumunun “dengeli” tutum olduğunu nasıl anlayacak? Bu sorunun cevabı da sevgi ve bilgide gizlidir. Çocuğunu sevebilmenin ölçütü yoktur. “Onun için her şeyi göze almak” tabiri sevebilmeyi anlatması bakımından yetkin bir tanım olacaktır. Bilgi ise ölçülebilir. Okunan kitaplar ve alınan eğitimler bellidir. Ancak bizim için önemli olan edinilen bilginin niceliği ve niteliğinden öte uygulamasından alınan sonuçlardır. Çocuğun zihinsel ve bedensel gelişimini olumlu yönde destekleyen her tür bilgi çocuk eğitiminde değerlidir.

Bir Cevap Yazın