Borderline Kişilik Bozukluğunun Nedeni

Borderline kişilik bozukluğunun nedeni nedir ve nasıl gelişmektedir? Çok kısa ve öz bir şekilde anlatılacak olursa; yetişkin insanların yaşadıkları problemlerin temeli (birçok durumda) doğduğu andan itibaren çevresindeki kişilerle kurduğu ilişkide saklıdır. Daha doğrusu bebeklerden söz ettiğimiz için kendisiyle kurulan ilişki dememiz daha doğru olacaktır. Bebek doğduğu andan itibaren anne ve babasıyla arasında bir bağ kurulur. Bu bağ özellikle annenin bebeği emzirmesi, altını değiştirmesi, onu yıkaması ve rahatlatması gibi fizyolojik ihtiyaçlarının giderilmesi esnasında oluşur. Bebeğin ihtiyaçlarının zamanında ve olması gerektiği gibi karşılanması ebeveyn ve bebek arasında kurulan bağın güvenli ve sağlıklı bir bağ olarak gelişmesini sağlamaktadır.

Ancak bebekle kurulan bağ her zaman sağlıklı bir şekilde kurulamayabilmektedir. Örneğin kurumlarda büyüyen, anne-babadan uzakta yabancı ve sürekli değişen kişilerin yanında büyüyen veya sıkça bakıcı değiştiren bebeklerle kurulan bağlar her zaman güvenli olmamaktadır. Böyle bir durumda insanoğlu ruhsal olarak hayatta kalabilmek ve psikolojik iç dengesini sağlayabilmek için farkında olmadan bazı içsel mekanizmalar geliştirir.

Birinci model

Mesela bebekliklerinde ihtiyaçları düzenli bir şekilde karşılanmayan bebekler büyüdüklerinde çevrelerindeki kişilerin sevgisini ve beğenisini kazanmak için onların sevdiği davranışları sergilemek, hoşlanmadığı davranışlardan da kaçınmak gibi bir tutum benimseyebilir. Bir nevi uysal, söz dinleyen, vur ensesine al ağzındaki ekmeği tarzında bir kişi gibi davranır. Böyle yapmasındaki amaç kendisini onlara beğendirerek onlarla arasında bir bağ geliştirmeye çalışmaktır.

İkinci Model

Bazı güvensiz bağlanan bebeklerse başkalarına kendilerini beğendirmek yerine, çünkü kendisini beğendirememe tehlikesi de vardır ve bu durumda ruhsal olarak daha da örselenecektir, yakın ilişki kurmaktan kaçınırlar. Uysallıktan farklı olarak daha sessiz, kendi hallerinde, uzakta bir çocuk gibi davranırlar. Bu kişiler büyüdüklerinde başkalarına karşı çok sıcak davranarak yakın ilişkiler kurmakta zorluk yaşarlar. Evlendiklerinde duygusal paylaşım kurmazlar ve genellikle kendilerine boyun eğecek, onların otoritelerini sorgulamayacak eşleri kendilerine eş olarak seçerler.

Üçüncü Model

Bazı bebeklerse doğdukları andan itibaren hem fiziksel hem de duygusal olarak örselenmiştir. Güvenli bir bağlanma gerçekleştiremedikleri gibi, duygusal olarak da oldukça çalkantılı bir yapı geliştirmişlerdir. Bulundukları topluluk içinde kendilerini hemen belli ederler. Yetişkin olduklarında düzenli bir aile hayatı kurmakta zorlanırlar. Kendilerine eş olarak veya sevgili olarak seçtikleri kişiler yine (çocukluklarında olduğu gibi) onları fiziksel ve ruhsal olarak örseleyecek kişilerdir. İlişkileri gel-gitlerle doludur. Özellikle borderline kişilik bozukluğu böyle bir bebeklik-çocukluk döneminin ardından gelişmektedir.

Yukarıda bahsedilen üç durum da kişi yetişkin olduğunda ilişkilerinde kendisine sorun yaşatacak durumlardır. Bazı durumlar daha kolay baş edilebilirken, bazılarıyla baş etmek oldukça zordur. O yüzden bazı insanlar çok uzun süre bir terapi desteği almadan devam edebilir, ancak bu uzun sürenin ardından yardım arayışına girer.

Bazıları ise içinde bulundukları durumla baş etmekte zorlandıkları için bir an önce olumsuz duygu ve hislerden kurtulmak adına yardım aramaya başlarlar. Borderline kişilik bozukluğu böyle bir durumdur. Bu tablo içerisinde en olumsuz duygular fiziksel ve ruhsal örselenmenin olduğu ve sonucunda borderline kişilik bozukluğunun geliştirildiği tabloda yaşanmaktadır. Bu tablo yardım almak ve aldığı yardımı devam ettirmek açısından oldukça zor bir tablodur. Genelde ilişkilerinde olduğu gibi terapiler de yarıda bırakılır. Veya sorun yaşadıktan hemen sonra kişi yardım almak için randevu alır, ancak kendini yatıştırdıktan sonra randevusunu iptal eder veya randevuya gitmez. Borderline kişilik bozukluğunun nedeni hakkında internet üzerinde sürekli araştırmalar yapar. Aslında düzenli olarak devam edildiğinde, çocukken karşılanmayan temel ihtiyaçların karşılanabileceği uygun ortamlar terapi yardımıyla oluşturuldukça ilişkilerde de düzelmeler meydana gelmektedir.

Yukarıda bahsedilen davranış tarzlarından kendinize uyduğunu düşündüğünüz bir tarz varsa psikoterapi desteği almak için acele etmelisiniz.

Bir Cevap Yazın